Geçen yıl şubat ayında çıkarılan yasayla, birçok sorun yaşanan Kamu İhale Kanunu’nunda tekrar değişikliğe gidilmiştir. Bu değişiklikle beraber, Kamu İhale Kurumu (KİK) inşaat ile ilgili ihalelerde çok düşük tekliflerin tespit edilmesi, incelenmesi ve çok düşük teklif karşılaştırması gerçekleştirmeden ihalenin sonuçlandırılmaması hususlarında inisiyatif aldı. KİK, bu yetkiyi uygulayabilmek için Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nde büyük değişikliklere gitti.
OLUŞACAK ZARARLAR TANZİM EDİLEMEZ
Ankaralı Avukat Melih Akkurt yönetmelikte yapılan değişikliğin milyarlarca liralık kamu satın alımlarında “kamu yararı” ilkesinin çiğnenebileceği gerekçesiyle Danıştay’a başvurdu. Başvuruyu inceleyen Danıştay 13. Dairesi, KİK’ten değişikliklerle ilgili savunma yapmasını istedi. Danıştay, savunmaları yeterli bulmadı ve “Çok düşük teklifle ilgili uygulamalar hukuka aykırı” hükmünü verdi. Bu uygulamanın kullanılması durumunda tanzimi güç ve olanaksız hasarların meydana gelebileceğine işaret eden Danıştay, yönetmeliğin çok düşük teklif ile ilgili maddelerinin uygulamasını durdurdu. Yargı hükmünün özel olarak yeterli kaynağı ya da temeli bulunmadığı halde devletten ihale alıp kamuyu zarara uğratanları durdurması bekleniyor.
İHALE PAZARI 40 MİLYAR BÜYÜKLÜĞÜNDE
2014 yılı verileriyle kamunun açtığı yaklaşık 40 milyar liralık yapım işleri ihalelerini Danıştay tarafından alınan bu karar kapsıyor. Avukat Melih Akkurt “Çok düşük teklifte bulunan firmalara, verilen işin yerine getirilmemesine ve kamunun aynı işi daha yüksek bedellerle üst üste ihaleye açılması büyük ölçüde hasara sebebiyet veriyor. Durdurulma kararı ile bundan böyle ihaleleri en düşük teklifi sunanlar değil, akla uygun teklif sunanlar kazanacak. Böylece bu uygulama başlı başına kamu kaynaklarının korunmasını ifade ediyor” dedi. Kamu ihalelerini artık makul ve mantıklı teklif sunanlar kazanacak. Yönetmelikte yapılan değişiklerden önce, kamu ihalelerinde çok düşük teklif sunan firmalar ihale komisyonlarınca incelenerek işi tamamlayıp tamamlayamayacakları anlaşılıyordu. Bu yolla işi sonuna kadar götürüp bitiremeyecek firmalar baştan eleniyordu. Böyle bir sorgulama yapılmadığında ise firmalar herhangi bir kâr/zarar hesaplamadan en düşük teklifi sunup ihaleyi kazanıyorlardı. Firmaların yöntemlerinden biri, en başta ihalenin kâr sağlayan kısımlarını yapıp hak edişleri topluyordu. Sonrasında ise sıra işin kâr sağlamayan kısımlarının yapımına gelince firma işten kaçıyordu. Bunu yapan firmanın kamu ihalelerine katılımı iki yıl süreyle yasaklanıyordu. Fakat firmanın sahipleri başka yeni şirketler yapılandırıp yine aynı metotla kamu kaynaklarını ve devleti dolandırıyordu. Devlet de yarım bırakılan işleri nihayete erdirebilmek amacıyla daha fazla kaynak harcamak mecburiyetinde kalıyordu.

Comments
Post a Comment